Forex Temel Analiz Merkez Bankaları

Merkez Bankaları

Merkez Bankası ilk bakışta ülkenin hazine dairesi olarak tanımlanmaktadır. Devletin para kasası olarak asli görevini icra etmekle beraber modern piyasa koşulları altında esasen çok daha önemli görevleri vardır. Başta fiyat istikrarı; yani enflasyonla mücadele olmak üzere, para basımı, hükümetin borçlanma kaynaklarını düzenlemek, borçlarını ödemek, bankalara köprü olmak, milli para biriminin değerini korumak, altın ve döviz rezervlerini yönetmek, kur rejimini düzenlemek ve daha bir çok önemli görev Merkez Bankası’nı pozisyonu yadsınamaz bir noktada tutmaktadır.

Merkez Bankaları bu görevlerini icra etmek için politikaları gereği yetkisine verilen bir çok aracı kullanabilir. Temelde piyasadaki para arzını azaltıp yükselterek ve faiz oranlarını düzenleyerek fiyatların hareketini kontrol altında tutmayı amaçlarlar. Kurumun literatürdeki yapısı, politikaları, araçları başlı başına bir bilim konusudur. Zira serbest piyasa ekonomilerinde müdahalesi net sonuçlar doğuran en büyük otorite konumundadır ve her ekonominin vazgeçilmez gözlemcisidir.

Forex piyasalarını ilgilendiren en temel merkez bankası FED – Federal Reserve System, yani Amerika Merkez Bankası’dır. 1971 yılından beri baz dövizin USD olarak tedavül etmesi ister istemez bu döviz cinsine ilişkin hareketlerin tüm dünya ekonomilerini etkilemesi kaçınılmaz olmuştur.

1907 yılında Amerika Birleşik Devleti Bankacılık Sistemi’ni sarsan büyük bir ekonomik bunalım sonucunda 3 Aralık 1913 reformu gerçekleştirilmiş ve bu reform ile Federal Reserve System doğmuştur. ABD’nin merkez bankası olan Federal Rezerv Sistem Amerikan Ulusuna güvenli, çok esnek ve daha istikrarlı parasal ve finansal sistem sağlamak için Amerikan Kongresi tarafından kurulmuştur. Her birinin çalışma alanı sınırlandırılmış olan 12 Federal Reserve Bank’ tan oluşan bu sistemde bütün milli bankalar Federal Reserve System’e bağlıdır ve vadesiz mevduatlarının bir bölümünü kendi bölgelerindeki Federal Reserve Bank’a yatırırlar.

FED genel başkanı Ben BERNANKE’dir. FED 6 haftada bir yapılan 2 günlük (Pazartesi ve Salı günleri) FOMC- Federal Açık Piyasa Komitesi toplantılarında faiz oranlarında yapılacak değişimlerle ilgili kararlar almaktadır. Temel analizciler USD ve dolayısıyla bir çok pariteyi etkileyebilecek bu toplantının sonuçlarını önemle takip ederler. Bununla beraber mevcut ekonomik koşullar içinde siyasi gelişmelerle ilgili FED’in görüşleri trend değiştirebilecek düzeyde etkiye sahip olabilmektedir. Bu nedenle Bernanke’nin tüm beyanatları dikkatle izlenir. Zira arkasındaki kurumun görüşü ve gücü piyasanın geleceğine yön verme etkisine sahiptir. Öyle ki Bernanke herhangi bir beyanat için henüz konuşmaya başlarken piyasaların hareketlendiği gözlemlenebilir. Bu nedenledir ki tüm ekonomistler FED’in değerlendirmelerini dikkatle izlerler.

USD dışında bir diğer önem arz eden para birimi olan EUR için de ECB – Europan Central Bank, yani Avrupa Merkez Bankası’dır. 1 Haziran 1998 tarihinde kurulan bankanın merkezi Almanya Frankfurt’tadır. 1 Kasım 2011 tarihinden itibaren başkanlığını İtalyan ekonomist Mario Draghi yapmaktadır. ECB Avrupa Birliği’ne üye 17 ülkenin ortak para birimini yönetmekle mükelleftir. Tüm ülkelerden bağımsız bir yönetim yapısı ve kuralları vardır.

Tahmin edileceği üzere ECB’nin de FED gibi faiz açıklamaları ve EUR bölgesine ilişkin değerlendirmeleri büyük önem arz etmektedir. ECB faiz kararları genellikle aylık olarak yayınlanmakta olup yine temel analiz takipçileri tarafından dikkatle izlenmektedir. Bununla beraber gelişen ekonomik koşullar altında paranın seyrine yön verebilmek adına yapılan spekülatif açıklamalar da yüksek öneme sahip değerlendirmeler olarak izlenebilmektir.